İÇTİHAT - DİLEKÇE

FORUMUMUZDA İÇTİHAT ÖRNEKLERİ İLE DİLEKÇE ÖRNEKLERİNE ULAŞABİLİRSİNİZ...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Avukat (160)
 

Paylaş | 
 

 YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ İSTEMİ - YAŞLILIK AYLIĞI KOŞULLARI - EKSİK İNCELEME - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Avukat
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 160
Rep Gücü : 504
Kayıt tarihi : 28/12/09
Yaş : 39
Nerden : Samsun

MesajKonu: YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ İSTEMİ - YAŞLILIK AYLIĞI KOŞULLARI - EKSİK İNCELEME - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ   Ptsi Mart 29, 2010 10:06 pm

T.C. YARGITAY
21.Hukuk Dairesi

Esas: 2008/17784
Karar: 2009/15397
Karar Tarihi: 23.11.2009

YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ İSTEMİ - YAŞLILIK AYLIĞI KOŞULLARI - EKSİK İNCELEME - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Yapılacak iş, 01.01.1974-01.07.1986 tarihleri arasındaki vergi kaydının ticari vergi kaydı olduğu ve davacının 1992 affından yararlanarak, 1982-1992 yılları arasındaki primlerini de ödemiş olduğu anlaşılmakla, 20.04.1982-05.08.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na tabi sigortalı olduğu dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını buna göre değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

(1479 S. K. m. 29) (4721 S. K. m. 2)

Dava: Davacı, Mayıs-2006 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Fidan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Karar: Uyuşmazlık, davacının Mayıs 2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının 20.04.1982-05.08.1992 tarihleri arasındaki dönemde vergi kaydı zirai olduğundan ve bu dönemde başkaca vergi, mesleki kuruluş ve esnaf sicil kaydı bulunmadığı gerekçesiyle Bağ-Kur sigortalısı sayılmayacağından, dolayısıyla yaşlılık aylığı koşulları da oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kumlu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kurlu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.

Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 16.04.1992 tarihli giriş bildirgesine istinaden, 01.01.1974 tarihinde başlayan vergi kaydı esas alınarak 20.04.1982 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının 01.01.1974-01.07.1986 tarihleri arasında Kurumca zirai olduğu için dikkate alınmayan vergi kaydı, 05.08.1992 tarihinden itibaren meslek odası ve esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunmaktadır. Davacının anılan vergi kaydı nedeniyle düzenlenen Bağ-kur'a giriş bildirgesinde yapılan işin zirai ilaç bayiliği olduğu belirtilmiştir. Zirai ilaç bayiliği ticari faaliyet olduğu gibi, dosya içerisindeki 28.04.2006 tarihli prim ekstresinde de 20.04.1982-30.04.2006 tarihleri arasında aralıksız sigortalı sayıldığında 30.04.2006 tarihi itibariyle 15.191,87.-YTL prim borcunun bulunduğu, 1992 affından yararlanarak prim borçlarını 1992 yılında geriye doğru toplu olarak ödediği, 26.07.2006 tarihinde de kalan prim borçlarını yapılandırarak ödediği görülmektedir.

Davalı Kurum’un geçmişe yönelik uyuşmazlık konusunu da prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. Bağ-Kur'un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Yapılacak iş, 01.01.1974-01.07.1986 tarihleri arasındaki vergi kaydının ticari vergi kaydı olduğu ve davacının 1992 affından yararlanarak, 1982-1992 yılları arasındaki primlerini de ödemiş olduğu anlaşılmakla, 20.04.1982-05.08.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğu dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını buna göre değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 23.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ictihatdilekce.yetkinforum.com
 
YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ İSTEMİ - YAŞLILIK AYLIĞI KOŞULLARI - EKSİK İNCELEME - HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» gülçinin .........
» Sayfamı Unttum 4 aydır açmadım inin mailide unuttum
» En sevdiğin şarkı ve sözleri?
» SAKURA NUN BÜYÜSÜ
» Hazreti Adem Ve Havva

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İÇTİHAT - DİLEKÇE :: HUKUK İÇTİHATLARI-
Buraya geçin: