İÇTİHAT - DİLEKÇE

FORUMUMUZDA İÇTİHAT ÖRNEKLERİ İLE DİLEKÇE ÖRNEKLERİNE ULAŞABİLİRSİNİZ...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Avukat (160)
 

Paylaş | 
 

 İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Avukat
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 160
Rep Gücü : 504
Kayıt tarihi : 28/12/09
Yaş : 38
Nerden : Samsun

MesajKonu: İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI   Cuma Nis. 02, 2010 12:07 pm

T.C. YARGITAY
9.Hukuk Dairesi

Esas: 2009/33853
Karar: 2009/25789
Karar Tarihi: 06.10.2009

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI - FARK KIDEM TAZMİNATI İSTEMİ - DAVACININ SÖZLEŞMELİ PERSONEL OLMASI - EMEKLİ SANDIĞINA TABİ EMSAL BİR ÇALIŞANIN ALABİLECEĞİ EMEKLİ İKRAMİYESİ TUTARINA GÖRE HESAPLAMAYA GİDİLMESİ - FARK KIDEM TAZMİNATI İSTEĞİNİN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Davacıya sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre için sözleşmede öngörülmüş olmasına rağmen işçi statüsünde çalışmasına devam ettiği için iş sonu tazminatının da ödenmediği de anlaşılmakla, işverence son olarak emekli olduğu tarih itibariyle emekli sandığına tabi emsal bir çalışanın alabileceği emekli ikramiyesi tutarına göre hesaplamaya gidilmesi yerinde bir uygulamadır. Böyle olunca davaya konu fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece, kıdem tazminatı farkı isteğinin kabulü hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

(506 S. K. Geç. m. 20) (1475 S. K. m. 14, 98) (4684 S. K. Geç. m. 2) (399 S. KHK. m. 9, 12) (YHGK 24.05.1995 T. 1995/9-348 E. 1995/556 K.) (9 HD. 27.03.2006 T. 2005/29328 E. 2006/7379 K.)

Dava: Davacı Muhsine Rengin T.adına Avukat Süleyman Etlik ile davalı Ziraat Bankası AŞ. adına Avukat Banu Koçer aralarındaki dava hakkında Kartal 3.İş Mahkemesi’nden verilen 28.4.2008 günlü ve 2008/129 E, 2008/306 K. sayılı kararın, Dairemizin 26.12.2008 günlü ve 2008/31047 2008/35484 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı dönem için 399 sayılı KHK’nın 12. maddesi ve 4684 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereği, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca hesaplanan emekli ikramiyesi kadar ödeme yapıldığını ve Dairemizin kararının maddi hataya dayandığının ileri sürerek onamaya dair kararın ortadan kaldırılmasını ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesine talep etmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:

Karar: Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş ise de, davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönem için 1475 sayılı yasanın 14. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen özel tavanın gözetilmesi gerektiği, bu durumun kamu düzenini ilgilendirdiği görülmekle maddi hataya dayandığı anlaşılan Dairemizin 26.12.2008 gün ve 2008/31047 E, 2008/35484 K. sayılı onama ilamının, Yargıtay’ca verilen bozara ilamına uyulmakla 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca lehine bozma yapılan taraf bakımından usulü kazanılmış hak doğsa da, maddi hataya dayanan bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrarlı uygulaması bu yönde olması gözetilerek (Yargıtay HGK, 24.05.1995 gün 1995/9-348 E, 1995/556 K. Yargıtay 29.11.1995 gün 1995/19-819 E, 1995/1028 K) ortadan kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

Davacı, davalıya ait bankada 10.03.1982 tarihinde İş Kanunu’na tabi olarak çalışmaya başladığını, 15.4.2005 tarihinde emekli olduğunu, 1.2.2002 tarihinde imzalana İş sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca diğer kamu kurum ve kuruluşları ile bankada geçen hizmetleri toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, işverenin kıdem tazminatını anılan hükmü göz ardı ederek eksik ödediğini ileri sürerek kıdem tazminatı farkı ödetilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren cevap dilekçesinde, çalışan işçilere ödenecek kıdem tazminatı hesabında T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi memur ve sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet süreleri için, kıdem tazminatına hak kazanıldığı tarihteki T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun yürürlükteki hükümlerine göre ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesi tutarının ve iş kanununa tabi dönemler için kıdem tazminatı tavanı gözetilerek hesaplanan miktarların emeklilik tarihinde ödendiğini, kıdem tazminatı farkı isteğinin yerinde olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davacının fark kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı işçi davalıya ait bankada 10.03.1982 - 15.07.1988 tarihleri arasında işçi statüsünde çalışmış, 15.07.1988 tarihinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilerek 399 sayılı KHK kapsamında çalışmaya devam etmiş, 01.02.2002 tarihinden itibaren ise yeniden iş kanununa tabi olarak çalışmıştır. Davacının 15.04.2005 tarihinde işyerinden sureti ile ayrıldığı tartışma dışıdır.

Davacı işçi işyerinde her iki statüde geçen çalışmalarının tamamında sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesine göre kurulmuş olan T.C. Ziraat Bankası AŞ. ve T. Halk Bankası Aş. Mensupları Emekli ve yardım Sandığı Vakfına tabi olarak görev yapmıştır. Sözleşmeli personel olarak çalışmak üzere 399 Sayılı KHK hükümlerine göre imzalanan sözleşmenin 9. maddesine 506 Sayılı Yasanın Geçici 20. maddesi kapsamında oluşturulan emekli ve yardım sandığı üyeliğinin devam edeceği hükme bağlanmıştır.

Davalı işveren, İş Kanunu’na tabi çalışılan 10.03.1982-15.07.1988 ve 01.02.2002-15.04.2005 tarihleri arasında kalan süreler bakımından davacının emekli olduğu tarihte geçerli olan kıdem tazminatı tavanı üzerinden yapılan hesaplamaya göre kıdem tazminatını ödemiştir. Sözleşmeli personel olarak çalışılan süre için ise, emsal Emekli Sandığı iştirakçisine 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre ödenmesi gereken emekli ikramiyesiyle sınırlı olarak ödeme yapılmıştır.

Somut olayda taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, sözleşmeli personel olarak çalışılan süre için 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen özel ve genel tavandan hangisinin uygulanacağı noktasındadır. Davacı işçi ayrıca 01.02.2002 tarihinde taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 5. maddesi hükmüne dayanmış olup, anılan maddede kıdem tazminatı hesabında diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarla bankada geçmiş hizmetlerin birlikte değerlendirileceği kuralı öngörülmüştür.

Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Yasanın 14. maddesine göre kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek emeklilik ikramiyesini geçemez. Bu üst sınır, öğretide <Genel Unvan> olarak adlandırılmaktadır. (Akyiğit, Ercan: Kıdem Tazminatı, Ankara 1999, s 671).

Özel tavan ise, 1475 sayılı Kanunun 14/6. fıkrasında öngörülmüştür. Buna göre, işçinin iş sözleşmesini yaşlılık veya malullük aylığına hak kazanması ve T.C. Emekli Sandığı’na tabi olarak hizmetlerinin bulunması durumunda son kamu kurumu işverenince emekli sandığına tabi hizmetleri için ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı, anılan kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktarı geçemez. Bir başka anlatımla işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı o işçinin emekli sandığına tabi hizmetleri karşılığında kendisine ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesini aşamaz. Bu özel tavan, işçinin yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihi esas alınarak belirlenir.

Kıdem tazminatı tavanını öngören kurallar kamu düzeniyle ilgili olup aksine sözleşme hükümleri geçersizdir. Dairemiz kararlarında, emekli sandığı hükümlerine tabi olarak memur sıfatıyla çalışılan dönem için, 1475 sayılı Kanunun 14/5. maddesindeki özel tavanın uygulanması gerektiği kabul edilmiş, başka yasalarda aksini öngören düzenlemelerin özel tavan sınırlamasının bertaraf etmeyeceği vurgulanmıştır.(Yargıtay 9 H.D. 27.3.2006 gün 2005/29328 E, 2006/7379 K; Yargıtay 9 H. D., 8.4.2003 gün 2002/21830 E, 2003/5911 K.).

4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde 1475 sayılı Yasanın 98/D maddesinde kıdem tazminatının yasaya aykırı olarak ödenmesi cezai yaptırıma bağlanmıştır. Sözü edilen hüküm 4857 sayılı İş Kanunu döneminde yürürlükten kaldırılmış olsa da, her iki unvanı öngören 14. madde halen yürürlüktedir. Öğretide kıdem tazminatı unvanını bertaraf eden sözleşme hükmünün bağıl olduğu görüşü ileri sürülmüştür. (Akyiğit, Ercan İş Kanunu Şerhi 2. Baskı Ankara 2006 s.2486, Mollamahmutoğlu, Hamdi İş Hukuku, 3.baskı Ankara 2008, s.838; Çelik Nuri İş Hukuku Dersleri 21. bası s.316; Şanlanan Fevzi; Kıdem Tazminatı Tavanının Mutlak Emrediciliği, Sicil, Sayı 12 S. 44 vd.). Öte yandan 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi hakkında kanunun 3.7.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4684 sayılı yasayla eklenen geçici 2. maddesinde, <...Sandığa tabi olarak çalıştıkları ve <Emekli ikramiyesi> veya <Kıdem tazminatı> veya <İş sonu tazminatı> alamadıkları yıllar için Bankadaki emsali T.C. Emekli Sandığına tabi personele her bir hizmet yılı için ödenmesi gereken emekli ikramiyesi <tutarı kadar kıdem tazminatı …... ödenir> şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre sözleşmeli personel olarak 399 sayılı KHK kapsamında çalışılan süre için T.C. Emekli Sandığı iştirakçisinin emekli ikramiyesi tutarı dikkate alınmalıdır. 4603 sayılı Yasanın sözü edilen hükmü de 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin 6. fıkrasındaki düzenlemelerle uyumludur.

Davacının 399 sayılı KHK kapsamında çalıştığı dönemde T.C. Emekli Sandığı kanunu yerinde T.C. Ziraat Bankası AŞ. Ve T. Halk Bankası AŞ. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına tabi olarak görev yapmış olması da bu sonucu değiştirmemektedir. 399 sayılı KHK’nın 12. maddesinde, sözleşmeli statüde çalıştırılan personelin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Davacıya sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre için sözleşmede öngörülmüş olmasına rağmen işçi statüsünde çalışmasına devam ettiği için iş sonu tazminatının da ödenmediği de anlaşılmakla, işverence son olarak emekli olduğu 15.4.2005 tarihi itibariyle emekli sandığına tabi emsal bir çalışanın alabileceği emekli ikramiyesi tutarına göre hesaplamaya gidilmesi yerinde bir uygulamadır. Böyle olunca davaya konu fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece, kıdem tazminatı farkı isteğinin kabulü hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ictihatdilekce.yetkinforum.com
 
İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İÇTİHAT - DİLEKÇE :: HUKUK İÇTİHATLARI-
Buraya geçin: