İÇTİHAT - DİLEKÇE

FORUMUMUZDA İÇTİHAT ÖRNEKLERİ İLE DİLEKÇE ÖRNEKLERİNE ULAŞABİLİRSİNİZ...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Avukat (160)
 

Paylaş | 
 

 BOŞANMA - NAFAKA - FAİZ BAŞLANGICI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Avukat
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 160
Rep Gücü : 504
Kayıt tarihi : 28/12/09
Yaş : 38
Nerden : Samsun

MesajKonu: BOŞANMA - NAFAKA - FAİZ BAŞLANGICI   Perş. Ara. 31, 2009 12:30 pm

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/8517
K. 2004/9126
T. 7.7.2004

• MANEVİ TAZMİNAT ( Boşanmanın Eki Niteliğinde Olup Boşanma Kararının Kesinleşmesi İle İstenebileceği - Faize de Bu Tarihten İtibaren Hükmedilmesi Gereği )

• BOŞANMA ( Manevi Tazminatın Boşanmanın Eki Niteliğinde Olup Boşanma Kararının Kesinleşmesi İle İstenebileceği - Faize de Bu Tarihten İtibaren Hükmedilmesi Gereği )

• FAİZ BAŞLANGICI ( Boşanma Nedeniyle Hükmedilen Manevi Tazminat - Boşanma Kararının Kesinleşmesi Tarihi )

• NAFAKA ( Hakimin Kararı İle Ödenebilir Hale Geleceği - İşlemiş ve Muaccel Hale Gelmiş Olmadıkça Faiz Takdir Edilemeyeceği )

4721/m.4,174/1,186

ÖZET : 1- Manevi tazminat boşanmanın eki niteliğinde olup, boşanma kararının kesinleşmesi ile istenebilir ( muaccel ) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden geçerli olacak şekilde faiz verilmesi doğru değildir.

2- Nafaka alacakları her gün doğar ve işlemeye başlar. Ancak hakimin kararı ile ödenebilir hale gelir. Bu bakımdan nafakaya işlemiş ve muaccel hale gelmiş olmadıkça faiz takdir edilemez.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm maddi - manevi tazminat, nafakalar, ziynet eşyaları ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK. md. 4, BK. md. 42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

3- Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat boşanmanın eki niteliğinde olup, boşanma kararının kesinleşmesi ile istenebilir ( muaccel ) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden geçerli olacak şekilde faiz verilmesi doğru değildir.

4- Nafaka alacakları her gün doğar ve işlemeye başlar. Ancak hakimin kararı ile ödenebilir hale gelir. Bu bakımdan nafakaya işlemiş ve muaccel hale gelmiş olmadıkça faiz takdir edilemez. Bu nedenle hükmedilen nafakalara 8.5.2003 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de bozma nedenidir.

5- Davacı 10.12.2002 tarihli tesbit tutanağında 14 çift ( 28 adet ) bileziğin davalıda kaldığını iddia etmiş, bunun dışında başka bir ziynet eşyasının varlığından bahsetmemiştir. Davacının bu beyanı kendisi yönünden bağlayıcı olduğu gibi, duruşmada gösterdiği delillerle de 28 adet bilezik haricindeki ziynetleri kanıtlayamamıştır. Dava konusu 14 çift ( 28 adet ) bileziğin ise davalı tarafından bozdurulup harcandığı tanıklar M. ve A.'nın beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında 28 adet bilezik hakkındaki davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın 2, 3, 4, 5 bentlerde gösterilen sebeplerle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre tarafların vekalet ücreti ile ilgili temyiz taleplerinin incelenmesine yer olmadığına, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.07.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ictihatdilekce.yetkinforum.com
 
BOŞANMA - NAFAKA - FAİZ BAŞLANGICI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» BİLECİK PAZARYERİ GÜNYURDU KÖYÜ---ERTUĞRUL GAZİYİ ANMA TÖRENLERİ VE SÖĞÜT ŞENLİKLERİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İÇTİHAT - DİLEKÇE :: HUKUK İÇTİHATLARI-
Buraya geçin: