İÇTİHAT - DİLEKÇE

FORUMUMUZDA İÇTİHAT ÖRNEKLERİ İLE DİLEKÇE ÖRNEKLERİNE ULAŞABİLİRSİNİZ...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Avukat (160)
 

Paylaş | 
 

 HIRSIZLIK SUÇU - KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ - ÇOCUK HAKKINDA HÜKMÜN AÇIK­LANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİ HALİNDE BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Avukat
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 160
Rep Gücü : 504
Kayıt tarihi : 28/12/09
Yaş : 39
Nerden : Samsun

MesajKonu: HIRSIZLIK SUÇU - KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ - ÇOCUK HAKKINDA HÜKMÜN AÇIK­LANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİ HALİNDE BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ   Cuma Mart 26, 2010 12:41 pm

T.C. YARGITAY
Ceza Genel Kurulu

Esas: 2009/6-177
Karar: 2009/210
Karar Tarihi: 29.09.2009

HIRSIZLIK SUÇU - KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ - ÇOCUK HAKKINDA HÜKMÜN AÇIK­LANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİ HALİNDE BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ - KARMA UYGULAMA YAPILAMAYACAK OLMASI

ÖZET: Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönün­de uygulanabilecek yegane hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümdür. Bu hüküm uyarınca da çocuk hakkında hükmün açık­lanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 Sa­yılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bıra­kılması yönünden 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesine yollamada bulunulması ne­deniyle 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak üç yıl olarak uygulanması, karma uygulama niteliğinde olacaktır. Bu itibarla; Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile özel daire kararının kaldırılmasına, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmelidir.

(5237 S. K. m. 31, 51, 62, 141) (5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 231, 309) (YCGK 17.07.2007 T. 2007/4-145 E. 2007/172 K.) (YCGK 02.10.2007 T. 2007/9-182 E. 2007/196 K.) (YCGK 10.06.2008 T. 2008/8-83 E. 2008/166 K.) (YCGK 20.09.2005 T. 2005/3-99 E. 2005/103 K.)

Dava: Sanıkların, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY'nın 141/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 51. madde gereğince verilen cezanın ertelenmesine, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıllık denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 23.03.2007 gün ve 373-75 sayılı karara, sanık Cansu müdafii tarafından, <sanığın yüklenen suçtan beraatına karar verilmesi gerektiği> gerekçesiyle itiraz edilmesi üzerine, Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nce 22.10.2007 gün ve 484 D.İş sayı ile;

<Kararın esası hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları ve bu konuda verilen karar hakkında ya­pılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin ka­bulüne, takdirine ve yapılan uygulamaya göre kararda usul ve yasaya aykırı yön görülmediği> gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş,

Bu suretle kesinleşen karara karşı, Adalet Bakanlığı'nca yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce 01.06.2009 gün ve 6786-9396 sayı ile;

<Hırsızlık suçundan sanıklar Cansu ve İnci'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen cezaların aynı kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı kanunun 23/3. maddesi gereğince sanıkların 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına, sanıklar hak­kında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve sanıklara bu süre içinde bir rehber tayin edilmesine, sanıkların atılı suçtan dolayı katılana verdiği top­lam 180 Yeni Türk Lirası zararı her bir sanığın 90 Yeni Türk Lirası olarak karar ke­sinleştiğinde katılana ödemesine dair Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2007 tarihli ve 2006/373 Esas, 2007/75 Karar sayılı kararma karşı sanıklardan Cansu müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, Bergama Ağır Ceza Mah­kemesi'nin 22.10.2007 tarihli ve 2007/484 Değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 20.02.2008 gün ve 10983 sayılı kanun yararına bozma istemine daya­lı Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 13.03.2008 gün ve KYB.2008048038 sayılı ihbar ya­zısı ile infaz dosyası 27.03.2009 tarihinde dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan yazıda;

(Dosya kapsamına göre, 5560 Sayılı Kanunla değiştirilen 5395 Sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca sanık hakkında 3 yıllık denetim süresi belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde ve itirazın kabulü yerine reddine ka­rar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;

Sanıklar Cansu ve İnci hakkında 5395 sayılı ÇKK'nun 23/1. maddesi gereğin­ce verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının 5560 Sayılı Yasa ile değişik 5395 Sayılı Yasanın 23/1. maddesi uyarınca 3 yıllık denetim süresine tabi olduğunun gözetilmemesi,

Usul ve yasaya aykırı olduğundan,

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hır­sızlık suçundan sanıklar Cansu ve İnci hakkında Dikili Asliye ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 23.03.2007 tarih ve 2006/373-2007/75 sayılı kararın 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hüküm fıkrasından, <5395 sa­yılı ÇKK'nun 23/3. maddesi gereğince 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına> iliş­kin bölüm çıkarılarak, yerine <5560 Sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı ÇKK'nun 23/1. maddesi gereğince 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına> cümlesinin eklen­mesine, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına> karar verilmiştir.

Bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığınca 21.07.2009 gün ve 48038 sayı ile;

<İtirazın konusu olan uyuşmazlık; suç tarihi dikkate alındığında, denetim süre­sinin 5 yıl yerine 3 yıl olarak uygulanmasının karma uygulama niteliğinde bulunup bulunmadığı noktasına ilişkindir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukukumuzda ilk kez ço­cuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi ile kabul edil­miş olup, daha sonra yürürlüğe giren 5560 ve 5728 Sayılı Yasalar ile uygulama ala­nı genişletilmiştir.

19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 40. maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilmiş, denetim süresindeki farklılık dışında ço­cuklar ile büyükler aynı koşullara tabi tutulmuş ise de; iki yasal düzenleme arasın­da başkaca farklılıklar bulunmaktadır. Somut olayda lehe yasanın belirlenmesi açı­sından önem taşıyan en önemli farklar şöyledir:

5560 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda, yapılan yargılama sonun­da hükmolunan hapis cezasının süresinin 1 yıl veya daha az süreli olması aranırken, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinde, hapis cezasının süresi 3 yıl olup, şikayete bağ­lı olma koşulu da aranmamaktadır.

Davanın düşmesi veya hükmün açıklanması (yükümlülüklere uygun/aykırı davranma hususu dışında) 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin 5 ve 6. fıkralarında denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkûm olup olmama durumuna göre belirlendiği halde, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 10 ve 11. fıkralarında denetim süresi içinde kasıt­lı suç işleyip işlememe haline göre düzenlenmiştir.

Yine, mağdurun uğradığı zararın tazmini hususunun, çocuğun veya ailesinin maddi durumu nazara alınarak aranmayabileceği hususunda mahkemeye takdir hakkı verdiğinden zarar giderme koşulu yönünden, 5395 sayılı Yasanın 5560 sayı­lı Yasa ile değiştirilmeden önceki hali sanık yararınadır.

Bu nedenle, somut olayda, 5395 sayılı Yasanın 23/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması yerindedir. Lehe olan 5395 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasına karşın, denetim süresinin 5560 Sayılı Ya­sa ile yapılan değişikle kabul edilmiş olan 3 yıl olarak belirlemek, yasaya aykırı olup, karma uygulama niteliğindedir. Bu nedenle de, özel dairenin, denetim süresi­nin 5 yıldan 3 yıla indirmesi yerinde değildir.

Ceza Genel Kurulu'nun 07.04.2009 gün, 2009/6-67-84 sayılı kararı da bu doğ­rultudadır.

Ayrıca, kanun yararına bozma istemine konu edilen karar, sanık Cansu müdafiinin itirazı üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 22.10.2007 gün, 2007/484 Değişik iş sayılı kararıdır. Özel daire, kanun yararına bozma isteğini ka­bul ederken öncelikle bu kararın bozulmasına karar vermesi yerine, bu karar yok­muşçasına Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin her iki sanıkla ilgili kararını bozup, CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince uygulama yapmış olmasının da isabetli olma­dığı düşünülmüştür. Kanun yararına bozma istemine konu edilmeyen sanık İnci hakkında verilen Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararında hukuka aykırılık ol­duğu sonucuna varılması halinde, anılan sanık ile ilgili olarak yasa yararına bozma başvurusu sağlandıktan sonra istemle ilgili olarak karar verilmesi gerekmektedir" görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 01.06.2009 gün ve 6786-9396 sayılı kararının kaldırılmasına ve kanun yararına bozma istemi­nin reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu'nca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Türk Milleti Adına

Ceza Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık konuları; özel dairece,

1-) Yasa yararına bozma isteminin kapsamı dışına çıkılarak karar verilip veril­mediği,

2-) Denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesinin karma uygulama niteliğinde bulunup bulunmadığı, noktalarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlık konuları sırası ile değerlendirildiğinde;

1-) Ceza Genel Kurulu'nun 17.07.2007 gün 145/172, 02.10.2007 gün 182/196 ve 10.06.2008 gün 83/166 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, yasa yararına baş­vurulan ve olağanüstü temyiz denilen yasa yolunda geçerli <istekle bağlılık kuralı> gereği, isteme konu edilmeyen hüküm ve hukuka aykırılıklar, yasa yararına bozma konusu yapılamayacaktır. Burada aranması gereken, bizzat istem yazısında ileri sü­rülen aykırılık olgusu ve sebepleri ile bağlılıktır.

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığı'nca hükümlü Cansu müdafiinin itirazı üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 22.10.2007 gün ve 484 D.İş sayılı karar yasa yararına bozma istemine konu edildi­ği halde, özel dairece Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin, hükümlüler Cansu ve in­ci hakkındaki hükmün yasa yararına bozulmasına karar verilmesi, istemle bağlılık kuralına aykırılık oluşturmaktadır.

2-) İkinci uyuşmazlık nedenine gelince,

Hükmün verildiği 23.03.2007 tarihinde, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler he­nüz yürürlüğe girmemiş bulunduğundan, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.11.2005 gün ve 97/111, 20.09.2005 gün ve 99/103 sayılı kararlarında vurgulan­dığı üzere, <kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlük­te bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların gideril­mesi ile sınırlı olup, sonradan gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu ola­ğanüstü yasa yoluna başvurulamayacağı gibi, Yargıtay'ca da, sonraki yasa değişik­likleri kanun yararına bozma gerekçesi> yapılamayacağından, inceleme konusu so­mut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları, 5728 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler nazara alınmaksızın 5728 sayılı Yasa değişikliğinden önce­ki normlar dikkate alınmak suretiyle saptanmalıdır.

Hükümlünün sabit kabul edilen hırsızlık suçu, şikayete bağlı olmadığından 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ve 5395 sayılı Yasanın 5560 Sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin somut olayda uygulanma koşulları bulunmamaktadır.

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönün­de uygulanabilecek yegane hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca da çocuk hakkında hükmün açık­lanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 Sa­yılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bıra­kılması yönünden 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesine yollamada bulunulması ne­deniyle 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması, karma uygulama niteliğinde olacaktır.

Bu itibarla; Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile özel daire kararının kaldırılmasına, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmelidir.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 01.06.2009 gün ve 6786-9396 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Adalet Bakanlığı'nın yasa yararına bozma isteminin REDDİNE,

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİ­İNE, 29.09.2009 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ictihatdilekce.yetkinforum.com
 
HIRSIZLIK SUÇU - KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ - ÇOCUK HAKKINDA HÜKMÜN AÇIK­LANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VERİLMESİ HALİNDE BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» artık bir şeye karar verin yetkin Forum Yönetimi
» YetkinForum Siteleri ve Yeni Kanun Hakkında
» RÜYA TABİRLERİ (İSLAMİ)
» Rütbeye isim lazım
» forum mahkeme kararı ile kapandı...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İÇTİHAT - DİLEKÇE :: CEZA İÇTİHATLARI-
Buraya geçin: